Okul'da Öğrenenler

Projemiz okullara özelleştirilmiş öğrenen öğrenme modelidir.

 

Tamamen okulların ihtiyaçlarına yönelik, kendisini geliştiren, dijitale hapsetmeden her okula özel bir çalışmadır.

Her öğrencinin farklı bir öğrenme sistemi olduğu kadar her okulun da farklı bir öğrenme sistemi vardır. Biz okulun öğrencilere verebildiklerinin dışında kalan ve okul dışında ihtiyaç duyacakları kısımları tamamlıyoruz.

Sistem her okulda değişiklik gösterse de, genel akışımız bu şekildedir;

1. Seminer 

Günümüzde neredeyse bütün kurumlar "kalıplaşmış meslek gruplarını" çalıştırırlar ve bu kalıplarla birçok iş tanımı boşta kalır ya da uzmanı olmayan kişiler tarafından yapılarak kavramların içi boşaltılır.

 

Bu sebeple önceliğimiz kurumların sektörde yaşanan olaylar hakkında bilgi sahibi olmasıdır. Neler yapabileceğinin kapasitesini bilmeden hangi problemleri yaşadığınızı kestirmek zordur. Bu aşama keşfetme aşamasıdır.

Seminerlerimiz bu yüzden vardır. Bir okula entegre edilebilecek tüm kavramlardan bahsettiğimiz, sizin bilgi sahibi olmanızı sağlayacak bir bölümle başlarız serüvenimize.

Seminerde üstün körü bahsedeceğimiz kavramlardan bazıları; 

Öğrenen Okul, Yatay Müfredat, Maker (Yapan) Okul, Görünmez Okul, STEM ve Türevleri, Takım Kurma, Kulüp Aktiviteleri, 3 Boyutlu Yazıcılar, Dijital Üretim, Oryantasyon, Disiplinler Üstü Topluluk Oluşturma, Atölye, Yaz Kampları, Kış Kampları, Öğreterek Öğrenenler, Arduino, Seminer Dönemi Eğitimleri, Oyunlaştırma, Kodlama ve Robotik, Rol Model Olma, Mentör-Menti, Eğitmen Eğitimleri, Yetenek ve Beceri Çemberi, Çocuk Girişimciliği

2. Tasarım Odaklı Düşünme Atölyesi

Yalnızca öksüren bir kişiye öksürük şurubu vermek, kanser olmuş bir kişinin hayatını riske atar. Sorunun derinine inmeli ve büyük problemi görmeliyiz. Büyük problem nedir? Sorunlara çözümle yaklaşmak çok tehlikelidir bu sebeple çözümden önce tüm problemleri tespit etmeli, benzerleri gruplaştırmalı ve çözümü ondan sonra aramalıyız.

Stanford'da ortaya çıkan Tasarım Odaklı Düşünme yaklaşımını eğitim kurumları ve eğitimcilere özel güncelledik.

Bu çalışmada öğretmen, öğrenci, veli ya da okul yönetimi bir "persona" olarak belirlenir ve empati kurulur, problem tespit edilir, fikirler üretilir, çözüm prototiplenir ve test edilir. Bu metodolojiyi daha sonra müfredat tasarımınızda, okul için bir şeyler üretildiğinde, bir fikrin oluşmasında...vb birçok alanda kullanabilirsiniz.

3. Öğreten Toplantısı

Herkes bu süreçte bir şeyler yapabilir. Ama en önemlisi öğretenlerdir. Bu aşamada bir toplantı yapılarak bilgi sahibi olunan konulara, yaşanılan problemlerden yola çıkarak üretilen fikirlere ve dolayısıyla tespiti gerçekleşen problemlere odaklanırız. Bu problemleri çözebilmek için gerekli hamleler bu aşamada belirlenir.

4. Öğrenilecekler

Ekosistemde içi boşaltılmış kavramlar vardır. "Ekosistem", "STEM ve türevleri", "İnovasyon", "Maker", "21. yy Yetkinlikleri", "Robotik", "Kodlama", "Yazılım"...vb kavramların asıl olanlarını öğrenmek gerekir. Fakat bunları da gereksiz bilgilerden arındırılarak, öğretenlerin de yoğun zamanlarına yoğunluk katmadan, aksine hayatlarını kolaylaştıracak, angaryalardan kurtaracak şekilde aktarmamız gerekecektir.

Eğitimler; Haftada bir, ayda bir ya da seminer dönemlerinde seri bir şekilde gerçekleşebilir. İhtiyaçlardan sonra hangi eğitimlerin verilmesi gerekeceği, kimlerin hangi eğitimlere katılması gerektiği ve eğitimlerin sıklığı belirlenecektir.

5. Atölye ve Mekan Kurulumu

Gereksiz tüm cihazları ihtiyaç diye size aldırmaya çalışan kurumlar olacaktır. Maalesef en çok duyduğumuz sistemler en iyi sistemler değillerdir.

Zor kazanılan ama ihtiyaç tespiti yapmadan kolay harcanarak alınan makine, malzeme, setler, kitler ve benzeri atölye ekipmanları eğer kenarda yatarsa; hem sizin için hem de ülke için ekonomik zarar olacaktır. Bu sebeple ihtiyaç belirleme metodolojisinden geçmeden bir atölye israftır.

4 tarafı duvarlarla çevrili ve içerisinde hiçbir nesnenin olmadığı bir mekan da atölyedir. Tam donanımlı fikirle girip ürünle çıktığınız fabrikalar da atölyedir. Acaba sizin ihtiyacınız nedir?

Yukarıda bahsettiğimiz çalışmaları yapmadan bir atölye kurmak yanlış olur.

 

"Hazıra dağ dayanmaz". Hazır kitlere, setlere karşıyız. Fakat bu ürünlerde ısrar eden kurumlara özel danışmanlıklar verebiliriz.

3 boyutlu yazıcı, lazer kesim cihazı (ya da hizmet alınabilecek bir dostFirma), işlenebilir malzemeler, sarf malzemeleri, mekanik parçalar ve elektronik bileşenler olan bir atölyede bir okulun ihtiyaç duyabileceği tüm önemli ürünler, eğitsel materyaller, okulda kullanılabilecek eşyalar ve niceleri sağlanabilir. 

Yalnızca bilgisayar ve İnternet bulunan bir atölyede tasarım, yazılım ve donanım öğrenilebilir, dijital içerikler üretilebilir, kodlama ve robotik bile anlatılabilir.

Asıl önemli olan bu atölyeyi kimler kullanacak, ne için kullanılacak, ne üretilecek, atölyenin konumu, pencerelerin konumu, su, elektrik tesisatlarına yakınlığı, malzeme girişine ve çıkışına uygunluk, depolama, iş güvenliği gereksinimleri...vb.

Atölyede kullanılacak olan her şeyi olabildiğince kendimiz yapıyoruz. Zorda kalmadıkça malzeme dışında pek para harcamıyoruz.

6. Yaz ve Kış Kampları (Öğrenci ve Veliler İçin)

Öğrencilerin tatil dönemlerinde dinlenmelerinden yanayız. Onları bu dönemlerde eğitmek faydadan çok zarar getirebilir. 

Biz onların farkedemeyeceği şekilde bu dönemleri oyunlaştırılmış müfredatlarımızla eğlenceli hale getiriyoruz. 

Örnek verecek olursak; bir hazine avı ile bilgisayarsız kodlama, algoritmik düşünme becerisi kazandırıp, mors alfabesi, QR kod tarama, bilgisayarlardaki ikilik sistemlerini bir yandan öğretebilirken, bir yandan da defineyi bulabilmeleri için takım kurma çalışmaları, enerji veren (energizer) aktiviteleri yaptırarak kaynaşmalarını, bir yandan da okulu ya da bahçeyi öğrenebilecekleri bir oryantasyon da gerçekleştirmiş oluyoruz. "Şimdi git ve reviri bul", "bir sonraki bulmaca yemekhanede", "sınıflarda bir ipucu var" gibi ihtiyaç duyabilecekleri tüm bölgeleri de dakikalar içerisinde öğretmiş olabiliyoruz. Okulların ilk haftasında kaybolan çocuk vakaları da tarihe karışmış oluyor. Öğretmenlerin yükleri de bir nebze azalıyor.

Bazen bu kampları çadırlarda kalarak, denize sıfır, ormanın içinde, Marmaris'teki koyumuzda da gerçekleştirebiliyoruz. 150 kişiye kadar kapasitemiz mevcuttur.

7. Yaz ve Kış Kampları (Çalışanlara Özel)

Daha önce 140 Öğretmenin ağırlandığı Muğla Marmaris'teki koyumuzda, 3 öğün yemek ve çadırların dahil olduğu, ormanlık arazide konaklayabileceğimiz ve bir adımla denize ulaşabildiğimiz güzel bir ortamda hem dinlenmek hem de tazelenmek istemez miydiniz?

Sizleri çok sıkmadan, eğlenerek, çaktırmadan size öğretebileceğimiz müfredatlarımızla bu atölyede kendinizi keşfedecek, yeni güncellemelerinizi alarak yeni döneme hazır gireceksiniz. Ve eminiz, bir sonraki yaz kampını da iple çekeceksiniz.

Önceliğimiz para kazanmak değil Öğrenenler'in sistemini inşa etmektir. Bu sebeple yaptığımız işi layığıyla yapmak her zaman birincil hedefimizdir. Bu konuda daha önce çalıştığımız herkes, her kurum referansımızdır. 

Sizlere ihtiyacınız olmayan hiçbir şeyi satmak istemeyiz. Biz tüccar değil, öğreticiyiz. Eğitimci de değiliz, insanları değiştirmek değil, insanlara öğretmek hedefimizdir. 

Biz en zor konuların bile herkes tarafından anlaşılabileceği seviyelere indirgemeyi bir misyon edindik. Bu sebeple bizden hizmet alanlar genelde referans yöntemi ile bize ulaşanlardır. Biz de bu organik tanıtımı savunuyoruz. Bu yüzden her yere ePosta göndermek yerine sizi gelir dinleriz, neler yapabileceğimizi anlatırız, bir toplantıdan sonra da ihtiyaçlarınızı listeleriz. Kendi başınıza üstesinden gelebileceğiniz sorumlulukları siz alırsınız, gerisini biz alırız. 

Böylelikle ihtiyacınız olmayan hiçbir fazladan harcamayı yapmadan, bütçenizi daha verimli kullanmış olursunuz. Öğrenciler de, veliler de, öğretmenler de, idareciler de memnun kalsın isteriz. 

Birlikte çalışabilmek ümidiyle,

Öğrenen kalın.

Selçuk Keser

KURUCU

SelcukDekupe.png

+90 (506) 311 91 08    bilgi@ogrenenler.com

  • Siyah Facebook Simge
  • Siyah Instagram Simge
  • Siyah Heyecan Simge
  • Siyah YouTube Simgesi